BORÇLANMA NEDİR? Yazdır
Kamu harcamalarını karşılama vasıtalarından biri, vergiden sonra en önemlisidir. Borçlanma, yakın zamana kadar maliyecilikte istisnai bir finansman şekli olarak kabul edilmiş ancak belirli nitelikteki harcamaların borçlanma ile karşılanabileceği görüşü savunulmuştur. Makro İktisat Teorisindeki gelişmeler ve özellikle bir taraftan devlet harcamalarının etkileri hakkında yapılan araştırmalar, bu görüşün temelinden değişmesine sebebiyet vermiştir. Günümüzde borçlanma eskiden iddia edildiğinin aksine olarak, sadece uzun vadede verimli sayılan devlet yatırımlarının değil, fakat bütün kamu harcamalarının finansmanında kullanılmaktadır. Ayrıca, borçlanmanın vergi almaya tercih edildiği birçok haller vardır. Bunlar arasında en önemlisi, durgunluk halinden kurtulmak için yaratılan bir bütçe açığının finansmanıdır. Bu derece yaygın ve genellikle normal bir vasıta haline gelmiş olmasına rağmen borçlanma esas itibariyle geçici bir finansman yoludur. Zira borç pek az istisnasıyla, belli bir süre sonra ödenmekte ve ödeme vergi gelirleri ile yapılmaktadır. Bu itibarla borç, bir bakıma gelecekteki vergi gelirlerinin önceden kullanılmasıdır. Devlet akdettiği borçlara karşılık bir faiz ödemesinde bulunur Ancak, devlet borçlarının faiz haddi genellikle piyasa faiz haddinin altında tespit olunur. Borç faizleri ödemesi transfer niteliğinde olup, genellikle ekonomide gelir dağılımını varlıklı kimseler lehine bozar. Devlet borçları muhtelif kriterlere göre gruplandırılır. Birinci kriter borçların vadeleridir ve bu kritere göre borçlar kısa, orta ve uzun vadeli diye üçlü bir sınıflamaya tabi tutulur. Genellikle bir bütçe devresini aşmayan borçlar kısa vadeli, beş yıla kadar olanlar orta vadeli, beş yılı aşan borçlar ise uzun vadeli olarak sınıflandırılır. Borçların gruplandırılmasında kullanılan ikinci kriter, borcun aktedildiği piyasadır. Eğer borç piyasası dış piyasa ise «dış borç» iç piyasa ise «iç borç» söz konusu olur. Dış borçlarda devlet herhangi bir yabancı ülkeden veya onun piyasasından borç alır ve vade sonunda faizle birlikte ödeme yapar, iç borçlarda ise, devlet ya şahıslardan veya Merkez Bankasından borçlanabilir. Bu iki borç etkileri itibariyle farklıdır. Birinci halde gerçek anlamda bir borçlanma söz konusu olduğu halde, ikinci halde borçlanma ile birlikte para emisyonu da meydana gelmiş olur. Zira, devlete borç veren halk tasarruflarını kısacağı halde, merkez bankası bu işi para basarak yapar. Bu itibarla merkez bankasından yapılan borçlanma, enflasyonisttir. Devlet borçlarında, pek önemli olmamakla beraber, üçüncü bir sınıflamada da, cebri ihtiyari borç şeklinde yapılmaktadır. Bazı halde devlet belirli gelire sahip olan kişilerin devlete borç vermelerini kanunla mecburi hale sokabilir. Bunlar cebri borç olup, üzerindeki faizler oldukça düşüktür. Bazı hallerde ise devlet tahvil çıkartır ve halkı, bu tahvilleri satın alıp almamakta serbest bırakır. Almancası : Verschuldung. Fransızcası: endettement. İngilizcesi : public borrowing. (Bk; İç Borç, Dış Borç, İhtiyari Borç, Cebri Borç Konsolide Borç, Uzun vadeli Borç, Kısa vadeli Borç).