BORSA ORGANİZASYONU NEDİR? Yazdır
Bir ülkeden diğerine farklıdır ve zamanla değişmektedir. Borsa üyeliği. Borsalarda alım-satım üyelerin aracılığıyla gerçekleştirilir. Halk, doğrudan alım ya da satım yapamaz. Yalnız borsa üyesi olan kişiler, menkul değerleri müşterileri adına arz ve talep edebilirler. Borsa üyesi olabilmenin koşulları vardır. Kanun koyucu, Sermaye Piyasası Kurulu ya da borsanın yetkili organı, üyelik için gerekli koşulları belirleyebilir. Wall Street'in bir köşesinde "açık hava" borsacılığı yapan 24 kişi 1792 yılında aralarında yalnız bir "katılma bedeli" ödeyecek kimseleri "oylayarak" kabul etmeye karar vermişlerdi. O tarihten beri borsalarda üye sayısı muamele hacmi paralelinde çoğalmış, katılma bedeli ise konjonktüre göre dalgalanmıştır. New York Stock Exchange'de üye sıfatını elde etmek için 1929'da en çok 625 bin dolar (o tarihteki altın karşılığı 937.5 bin gram), 1966'da ise ortalama 250 bin dolar (o tarihteki altın karşılığı 220 bin gram) ödenmiştir. Bu rakamlar, dünyanın 1 nolu malı piyasasında borsa üyeliğinin ne derece kazançlı bir meslek haline geldiğini belirtebilir. Bir üyeliği başkasından devralmak veya yeni açılmış bir kadroyu ele geçirmek için adaylar arasında çetin bir rekabet mücadelesi olduğu görülmüştür. Avrupa'da sol eğilimli iktidarlar borsalarda uzun yıllar nimet etmiş personele üyelik imkanı hazırlamayı denemişlerdir. Bankalar ve diğer mali kuruluşlar da borsa üyesi olmaya önem vermişlerdir. 20'nci yüzyıl sonlarına doğru yabancı aracılara da borsa üyeliğini açık tutan ülkeler çoğalmıştır. "Floor" ve "parquet". 20'nci yüzyıl ortalarına doğru büyük borsalardan birini göz önüne getirelim. Zemin katında alım - satım işlemlerinin yapıldığı geniş bir hol vardır, İngilizce'de floor, Fransızca'da parquet denilen yer. Buraya yalnız borsa üyeleri girebilirler. Holde masalar bulunmaktadır. Eskiden U veya at nalı biçiminde masalar tercih edilirdi. İşlem gören senetlerin çeşitleri ve borsa üyelerinin sayısı çoğalınca yer darlığı dolayısıyla beş veya altı köşeli masa tiplerine geçildiği olmuştur. Bir senedir hangi masada alınıp satıldığı bellidir. En çok aranan el değiştirme hacmi büyük senetlerin masalı, holün kolay erişilir yerlerindedir. Floor'u çevreleyen bir galeri vardır. Borsa üyelerinin firmalarında çalışan personel, müşteriler ve seyirciler galirelere girebilirler. Floor'da bulunan bir commission broker, firmasının galerideki adamını her an görebilir. Holdeki faaliyet, üst katlardaki balkon veya pencerelerden borsa yetkililerince izlenir. Müşteri emrinin borsaya intikal ettirilmesi. Commission broker, müşteri emrini yerine getirmek için söz konusu senetle ilgili maşaya gider. Masanın başında devamlı bulunan ve işlemleri yürüten bir başka üye vardır Bu üyeye İngiltere'de Jobber veya dealer denilirdi. Amerika'da ise specialist. İngiltere'de Ekim 1986 sonlarına kadar Broker'ler kendi nam ve hesaplarına alım-satım yapamazlardı. Jobber'ler ise müşteriyle dirket temas yapamazlardı. Broker'ın kazancı, müşteriden aldığı komisyondu. Jobber, yanına gelen Broker'a iki fiyat söylemekle yükümlüydü; alış fiyatı ve satış fiyatı. Kendi sermayesiyle çalışan Jobber, bir toptancı tüccara benzetilirdi. Söylediği fiyat üzerinden senetleri alır ve satarlar. Fiyat farkı onun karı idi. Aşırı karla çalıştığına az rastlanabilirdi. Borsalar bileşik kaplar gibidir. Bir yerde kurlar normalin altına düştüğü veya üstüne çıktığı takdirde, arbirtaj mekanizması işlemeye başlar. Borsa otoriteleri de gerektiğinde müdahale edebilirler. Specialistin fonksiyonu Jobber'den farklıdır. Commission broker, kotasyonu ondan öğrenir. Kotasyonu bildiren veya tabelaya işleyen Specialist'dir. Specialistin bildirdiği kotasyon (99-101) olsun. (99-101) kotasyonu anlamı 99 dan alıcı, 101'den satıcı bulunduğudur. Arz ve talep eğrilerinin kesişmediği bir durum Broker, dilerse Specialist'den tam kotasyon ister. Tam kotasonda arz ve talep miktarları da fiyatlarla birlikte gösterilir. 400 talebe karşı 300 arz bulunduğunda tam kotasyon (99 -101,400- 300)'dür. Broker "piyasa emri'' almışsa muameleyi yapar. Sınırlı emirle hareket ediyor ve kotason aldığı talimata uymuyorsa bekler. O sırada yeni siparişler gelebilir. Yeni siparişleri kendisine ileten galerideki firma memurudur. El ve parmakla verdiği işaret Broker'ın anlamasına yeterlidir. Ancak broker aynı zamanda iki veya ikiden çok işe bakamaz. Sınırlı emri Specialist'e kaydettirerek yeni siparişi yerine getirmek için bir başka masaya gidebilir. Broker'ın meşgul olduğunu gören firma memuru da bazen siparişi Specialist'e işaretle intikal ettirebilir. Broker, bulunduğu masadan ayrılamıyorsa yerine bir başka borsa üyesini koşturur. New York'ta bu tür iş yapanlara two-dollar broker denilmektedir. Two-dollar broker, genellikle dışarıdan sipariş almayan ve gelirini diğer üyelere yaptığı hizmetle sağlayan bir kişidir. Borsada alım ve salım birimi pafreftir. Bir paket 100 sentten oluşuyorsa ve yalnız 35 senet sipariş edilmişse... Farkı gidermek, odd-lot dealer denilen aracıların işlevidir. Odd-lot dealer. Eksiği portföyünden karşılayarak, fazlayı portföyüne katarak, işlemin gerçekleşmesini kolaylaştırır. Müşteri siparişine bağlı kalmaksızın spekülasyon amacıyla alım-satım yapanlara trader denilmektedir. Günümüzde banker firmaları ile bankaların kendi portföy operasyonları için alım-satım yaptıkları görülmektedir. Trader'lerin bazılarında, 1987'de portföy hacmi birkaç yüz milyon doları bulmaktaydı. "Market makers" ve kur dalgalanmaları. İş hacmi borsa kurlarını etkileyebilecek miktarda olan üyelere market maker denilmektedir. Bunlar trader Jobber Specialist veya stockbroker olabilir. Borsa otoriteleri anormal spekülatif dalgalanmaları frenlemek için market maker'lerle işbirliğine önem verirler. Gerçekte market maketlerin de arz ve talebi suni şekilde yoğunlaştırarak ani yükseliş ve düşüşlere sebep oldukları vakidir. Kurların kısa zamanda beklenmedik bir tırmanış veya inişe geçtiği hallerde yetkililerin zemin katına inerek ilgili market maketlerle görüştüklerine oldukça sık rastlanır. Yetkililer olayın nedenini öğrenmeye çalışırlar. Market makerlerin kendi sermayeleriyle müdahale ederek, istikrarsızlığı giderme imkanları üzerinde dururlar. Açık piyasa işlemleriyle (open market operations) yaptıkları müdahaleler, bazen market makerlerin akım yönünü çevirerek karlı çıkmalarını temin eder. Bazı borsalarda anormal iniş çıkışları sınırlı tutmak amacıyla günlük kur değişikliklerine bir limit konulur. Fiyatların bir günde her iki yönde örneğin % 10'dan (azla değişmeyeceği gibi... 19 Ekim 1987 krizini izleyen haftalarda Başkan Reagan'ın görevlendirdiği uzmanlar da günlük kur dalgalanmalarına limit konulmasını önermişlerdir. Ancak kısaltılış adı SEC olan Sermaye Piyasası Kurulu bu öneriye karı çıkmıştır. Çünkü günlük fiyat değişikliğinin borsada sınırlı tutulması dışarıda düşüşü durduramayacağı gibi, psikolojik açıdan da sakıncalı görülmektedir. Teknolojik gelişmeler ve borsa organizasyonu. 19'uncu yüzyılın ilk yarısında haberleşme çok zaman alıyordu. Önemli olaylar geç duyuluyordu ve duyulanların doğruluk derecesi de ayrı bir sorun teşkil ediyordu. Büyük banker firmaları erken haber almak için posta güvercinlerinden bir ölçüde yararlanabiliyordu. Önemli merkezlerden birinde piyasanın yön değiştirdiğini ilk öğrenenler kazanıyorlardı. Telgrafın geliştirilmesi ülkeler ve şehirlerarasında haberleşmeyi kolaylaştırmıştır. 1850'de İngiltere ile Fransa, 1869'da İngiltere ile Amerika arasında telgrafla piyasa haberleri iletilmeye başlanmıştır. Telefon Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra telekomünikasyonda bir aşama teşkil etmiştir. Banker firması sipariş alınca Floor'da bulunan borsa üyesine adam koşturmaya gerek kalmamıştır. Galeriye yerleştirilen telefonlar siparişleri birkaç dakikada geçirmek imkanını sağlamıştır. Alıcı ve atıcı durumunda olan borsa üyeleri, fiyat, miktar, saat ve dakikayı basılı fişlere işleyerek bir kutu veya sepete bırakıyorlardı. Fişler büya götürülerek kayıtlara geçiriliyor, tabloya yansıtılıyordu. İlk kez Paris'te pneumatique kullanılmış, fişler basınçlı hava borularından kayıt servisine derhal iletilmiştir. Ayrıca totaliseur denilen otomatik işlem tablolarından yararlanılmıştır. 20'nci yüzyılın ikinci yarısındaki teknoloji devrimi yeni bir çığır açmıştır. Borsalar arasında uzaklığın sebep olduğu engeller silinmiştir. Modern iletişim cihazları ve bilgisayarlar borsa emirlerinin gerçekleşmesi için gerekli zamanı "bir anlık operasyon" denilebilecek derecede kısaltmıştır. Müşterinin bilgisayarına kaydettiği talimat aynı anda Broker firmasına ve oradan borsaya geçmektedir. Tokyo Borsasındaki bir kur değişikliği derhal Londra ekranlarına yansımaktadır. Böyle bir durumda ne Broker'in Floor'da bir masadan öbürüne koşuşturmasına, ne kotasyon sormasına gerek kalmaktadır. Yüzyıllardan beri bütün borsalarda görülen Floor'un fonksiyonu Broker'ların borsa listesinde bulunan bütün senetlerle ilgili işlemleri aynı yerde ve birkaç adım aralıklı masalar arasında yürütmelerini kolaylaştırmaktı. Bilgisayar bağlantıları ve programları, ayrı işleri düğmeye basarak yapmak fırsatını kazandırmıştır. Paris'te arı kovanı gibi işleyen Floor yerine, işlevleri senet gruplarına göre belirlenmiş ayrı salonlarda bilgisayarlı sistem uygulanmıştır. Londra'da borsa reformu big bang deyimiyle halka duyurulmuştur. Jobber Broker farkı kaldırılmıştır. Borsanın 24 saat sürekli çalıştığı yeni bir dönem açılmıştır Başka yerlerde olduğu gibi yabancı mali aracılar da borsa üyeliğine alınmıştır. Borsa genelinde kurların tırmanışını öngören beklenti ortamı bull market deyimiyle ifade edilir. Bear market ise borsada kötümser hava esmesidir. İyimser borsa-ikliminde talep canlı, bear market havasında ise elden çıkarma eğilimi üstündür, iletişimin nispeten yavaş olduğu çağlarda. Kurlar düşmeye başlayınca devlet adamları, mali çevreler, borsa yöneticileri tedbir almak için zaman bulabiliyorlardı. Moral yükseltici propaganda kampanyaları başlatılıyordu. Ödeme sıkıntısını hafifletici finansman formülleri devreye sokuluyordu. Market makerler harekete geçiriliyordu. Günler ilerlerken durum da az çok değişebiliyordu. Günümüzde ise bilgisayar ekranlarında kırmızı ışının belirmesiyle parmaklar aynı arıda "saf düğmesine basmaktadır. 19 Ekim 1987 krizi, başka bir deyimle kara pazartesi gününe rastlayan borsa olayında ilgililer durumu teşhis edip değerlendirecek vakit bulamadan kurlar baş döndürücü bir hızla düşmüştür. (Bk; borsa, borsalar tarihi, borsa işlemeri. Borsa spekülasyonu)