Çalışan kimselerin çeşitli iş veya mesleklere giriş ve çıkışlarını veya aynı meslek için de kademe değiştirmelerini ifade etmektedir.
Bir ülkede işgücünün oynak olması tabii ve zorunludur. Böylece fertlere kendi istek ve kabiliyetlerine göre iş bulmak, ilerlemek, iktisadi ve sosyal hayatlarını daha uygun şartlar içinde düzenlemek imkanı sağlanmış olmakla; işverenler de bu sayede en yüksek verimliliği haiz kimseleri seçebilmektedirler.
İş piyasasında emek arzı ile emek talebinin karşılaşabilmesi ve milli verimliliğin yükselebilmesi sosyal oynaklık sayesinde mümkün olmaktadır. Bununla beraber işgücünün aşırı derecede yer ve meslek değiştirmesi halinde iktisadi bünyede ciddi Tarafsızlıkların belirdiği söylenebilir. Özellikle gelişme halindeki ülkelerde veya iktisadi krizlerin sonucu olan işsizlik dönemlerinde sosyal oynaklığın fevkalade yüksek olduğu görülmektedir.
Sosyal oynaklık genellikle işkolları ve meslekler itibariyle işgücü akımını ifade etmektedir, işletmeler arası işgücü akımına işçi devri denilmesine karşılık, işgücünün coğrafi veya mesleki akımı sosyal oynaklık terimiyle belirtilmektedir.
Şayet işgücü oynaklığı çalışanların kendilerine daha uygun bir işi başka bir yerde aramaları sonucunda ortaya çıkmışsa, buna yatay sosyal oynaklık veya coğrafi sosyal oynaklık denilmektedir. Çalışan kişilerin kendilerine daha iyi bir iş veya meslek aramak amacıyla hareket etmeleri, aynı mesleğin kademeleri arasında yükselmeleri veya alçalmaları şeklindeki oynaklığa ise dikey sosyal oynaklık denilmektedir.
Demokratik bir toplumda kişilere fırsat eşitliği sağlandığından normal olarak herkes kabiliyeti ölçüsünde istediği mesleği seçme ve o meslekte ilerleme hakkına sahiptir. Ancak birçok ülkenin anayasasında yer alan bu prensip tatbikatta çeşitli güçlüklerle karşılaşmaktadır, özellikle batı ülkelerinde büyük işletmelerin yönetici kadrosu belirli bir zümreye mensup olanların veya aynı ailenin fertleri arasından seçilmektedir. Öte yandan iktisaden zayii sosyal sınıflara veya az gelişmiş bölgelere eğitim imkanlarını eşit şekilde götürmek ekseriya mümkün olamamakta, bu sebeple daha başlangıçta fırsat eşitliği ilkesi etkisini kaybetmektedir. Bununla beraber meslekte ilerleme fırsatı bulan kişilerde zümre mensupluğu şartının aranmaması sosyal oynaklığın en önemli garantisini teşkil etmektedir. Devletin her çeşit kademedeki eğitimi, mesleki eğitimle birlikte yaygın hale getirmesinin, maddi imkanları yetersiz olanlara parasız eğitim fırsatını hazırlamasının dikine sosyal oynaklığı olumlu yönde etkileyeceğine şüphe yoktur.
Almancası : vertikale Sozialmobilität.
Fransızcası: mobilité sociale verticale.
İngilizcesi : vertical social mobility.