| Türkiye'nin iktisat tarihinde yer almış yüksek oranlı bir DEVALÜASYON'dur. 1952 - 1958 yılları arasında, iç piyasada şiddetlenen enflasyon baskısı, 4 Ağustos 1958 Devalüasyonu ile sonuçlanmıştır. Türk ekonomisinde, 1952 den itibaren moneter karakterli talep enflasyonu hızlanmıştır. Banknot, çekli - çeksiz mevduat ve ufaklık hacmi, 1952 - 1958 arasında 3 milyar 27 milyon liradan 9 milyar 942 milyon liraya çıkmıştır. iç harcamaların kabarması ve fiyatların yükselmesi, ihracatı tıkamıştır. 1953 de 396 milyon dolar tutan ihracat, 1958 de 245 milyon dolara inmiştir. İthalatın daralması, memlekette mal darlığı baş göstermesine sebep olmuştur. Birçok ihtiyaç maddeleri, piyasalardan çekilmiştir. Karaborsacılık, yayılmıştır. Mal sıkıntısı dolayısıyla Türkiye’den Yokistan diye bahseden yabancı gazetecilere dahi rastlanmıştır. Mal piyasasındaki darlık, sermayeleri spekülasyon alanlarına kaydırmıştır. Özellikle altın ve gayrimenkul spekülasyonu, 1958 yaz aylarına doğru ölçüsüz derecede kızışmıştır. iktisadi durumun sarsılması, hükümeti Dört Ağustos kararlarını almaya sevketmiştır. Dört Ağustos Kararları gereğince; Bir DEVALÜASYON yapılmış ve döviz kurları yükseltilmiştir. Dolar fiyatı 280 kuruştan 9 liraya çıkartılmıştır. Ancak bütün ihracatçılar kur farkından derhal aynı derecede istifade ettirilmemiş, ihracat mallarına göre değişen bir prim sistemi uygulanmıştır. İthalatı beslemek ve askıdaki borçları konsolide etmek üzere 359 milyon dolar tutan dış kredi anlaşmaları imzalanmıştır. Banka kredilerine. 1958 haziranındaki duruma göre bir tavan çizmeğe teşebbüs edilmiştir. Dört Ağustos Kararlarının sonuçları, şöyle özetlenebilir: i) O tarihlerde, ihracat maddelerinin talep elastikliği zayıftı. İhracat mallarının düşük talep elastikliği ve bütün maddelere aynı kur farkının uygulanmaması, satış hacminde beklenen gelişmeleri gerçekleştirmemiştir. Döviz kurları %321 yükseltildiği halde, % 45 civarında bir ihracat artışı sağlanabilmiştir. ii) Spekülasyonun kızıştığı aylarda, banka kredileri mal darlığı yüzünden geniş ölçüde altına ve gayrimenkullere bağlanmıştı. Dış krediler sayesinde ithalatın açılması üzerine, piyasada altına ve gayrimenkule bağlanmış paraları tekrar likid duruma getirmek ihtiyacı belirmiştir. Eski kurlarla 315 milyon dolarlık ithalata göre ayarlanmış piyasa düzeni, yeni kurlarla ve 470 milyon dolara yükselmiş bulunan ithalatı finanse edebilmekte zorluk çekmiştir. Piyasada, şiddetli bir likidite sıkıntısı başlamıştır. Kredilere 1958 Haziranı düzeyinde tavan çizmek teşebbüsü piyasa sıkıntısını büsbütün artırmıştır. i) Likidite sıkıntısı, spekülasyonu durdurmuştur, altın fiyatları düşmüştür. Gayrimenkul piyasasında, gayrı muntazam dalgalanmalar olmuştur. Spekülasyon humması, kızıştığı vakit para önünden kaçarcasına pahalıya altın ve gayrimenkul alanlar, zarara uğramışlardır. Özellikle tasarruf erbabı, spekülasyon hareketine geç katıldığından, altın fiyatlarındaki düşme ve gayrimenkul piyasasındaki ahenksizlikler onları daha fazla etkilemiştir. ii) Döviz kurlarının % 321 gibi rekor sayılabilecek fahiş bir oranda değişmesi, ithalat maliyetlerini yükseltmiştir. Moneter talep enflasyonu devalüasyonla beraber durmuş, fakat yerine yüksek dozlu maliyet enflasyonunun etkileri kaim olmuştur. iii) Likidite sıkıntısı ve maliyet enflasyonu, piyasaya inatçı ve kısır bir durgunluk getirmiştir. Dört Ağustos Kararlarıyla beraber, Türk ekonomisi tesirlerini beş yıl hissettirecek uzun depresyonlardan birine girmiştir. iv) Din kavgaları hariç, tarih boyunca hiçbir olay fiyat istikrarsızlıkları kadar sosyal düzeni sarsmamıştır. Dört Ağustos Kararlarının doğurduğu maliyet enflasyonu pahalılık cereyanını hızlandırmış ve kalkınma hızının yavaşlaması dolayısıyla pahalılığın hayat şartlarına etkisi büsbütün kuvvetlenmiştir. Dört Ağustos Kararlarını izleyen, aylarda memnuniyetsizlik havası yurda yayılmış, sosyal ahenksizlikler su yüzüne çıkmağa başlamış, siyasi gerginlikler huzur kaçırıcı dereceye erişmiştir. (Bk: devalüasyon. Yedi Eylül Kararları, para kıymeti. moneter talep enflasyonu, maliyet enflasyonu, On Ağustos Kararları).
| |||