Yüklenirken Lütfen Bekleyiniz...

EMEK DEĞERİ TEORİLERİ NEDİR?


Yeniden üretilebilen bütün mallarda, değerin onları üretmek için kullanılan emek miktarına bağlı olduğunu belirten teori. XVIII. ve XIX. asırda Klasik İktisatçılar tarafından geliştirilen bu görüşe göre çoğaltılabilen mallarda maliyeti oluşturan tek faktör emektir, bir malın üretiminde ne kadar fazla emek kullanılmışsa omalın değeri (fiyat) o kadar yüksektir. Sermayenin ayrı bir faktör olarak maliyet içinde düşünülmemesinin nedeni şudur: Klasiklere göre, sermaye somutlaşmış ya da üretim aracı şekline dönüştürülmüş emektir. Dolayısıyla emeğin bir parçası olarak ele alınmalıdır. Doğal kaynaklara gelince, bunlar yeniden üretilebilir mallar değildir. Bunlar doğanın insanlara bir lütfudur, üretimleri için toplumun bir emek harcaması ya da fedakarlıkta bulunması gerekmez. O nedenle maliyet veya değeri etkilemezler. Klasik emek - değer teorisi daha sonraları piyasa değerlerinin belirlenmesinde mal ve hizmetlerin göreli kıtlığının dikkate alınması şeklinde değişikliğe uğramıştır. Emek - değer teorisi Kari Marks tarafından da benimsenmiştir. Marks, malların emek maliyetinden daha yüksek fiyatlardan satılması durumunda aradaki farkın işçinin Kapitalist tarafından sömürülmesini göstereceğini ifade etmiş ve bu konudaki açıklamalarını emek değer teorisine dayandırmıştır.

(Bk; Değer Teorileri, Ücret Teorileri).