Servet, gelirden ayrı olarak bir iktisadi gücü temsil ettiği için, çağımızda bütüniyle vergiye tabi tutulmak istenir. Fakat henüz ileri derecede sanayileşmemiş memleketlerde servetin bütün unsurlarını kapsayan bir servet vergisi tatbiki çok güç olduğu için kısmi servet vergileriyle yetinilmekte ve Emlak Vergisi bu kısmi mükellefiyetlerin genellikle en önemlisini teşkil etmektedir.
Emlak vergisi, diğer kısmi servet vergileri gibi esas itibariyle objektif bir vergidir. Zira bu vergilerle mükellefin gerçek iktisadi gücünü gözönünde bulundurmak, dolayısiyle vergiyi şahsileştirmek mümkün değildir. Bununla beraber, iktisadi güce bir dereceye kadar tesir eden bazı unsurlara mülkün değeri, mahiyeti, kullanılış şekli gibi dayanarak mükellefiyette bazı farklılaştırmalar yapmak ve böylece vergiyi bir parça şahsileştirmek imkanı vardır.
Emlak Vergisi mevzuu, gayrimenkul mülkiyeti ve ona bağlı haklar olmakla beraber, genellikle emlakin gelirinden ödenir. Zira bu vergi esas itibari ie yükümlünün tasfiyesine sebebiyet verecek derecede yüksek oranlarda tatbik edilmez. Ancak, bizzat irat sağlamayan gayrimenkufler aynı sorumluluğa tabidir. Bu gibi hallerde vergi, yükümlünün diğer kazançlarından ödenir. Bu itibarla çağdaş toplumlarda tatbik edildiği şekliyle Emlak Vergisi, servet dağılışındaki farklılığı azaltıcı bir etkiye genellikle sahip bulunmamakladır. Ancak emlaki iradından müstakil olarak vergilendirmek suretiyle, mülk sahibi olmanın maliyetini arttırmaktadır. Bu itibarla vergi, çağımız toplumlarında, ayrıca bir genel servet vergisi yoksa, iktisadi sebeplerle olduğu kadar sosyal sebeplerle de arzulanmaktadır.
Türkiye'de 1970 yılına kadar Arazi Vergisi ve Bina Vergisi adiyle iki ayrı vergi tatbik edilirken, 1970 te 1319 sayılı kanunla bu iki vergi kaldırılmış, yerlerine Emlak Vergisi konmuştur. Emlak Vergimiz, biri bina, diğeri arazi ve arsa olmak üzere iki temele oturmaktadır. 1972 çıkartılan 1610 sayılı kanunla. Emlak Vergisi sistemi değiştirilmiş ve ek hükümlerle tamamlanmıştır.
Emlak Vergisinin Türk vergi sistemi bakımından getirdiği en büyük yenilik, değerin yükümlüler tarafından beyan edilmesidir. değer mülkün rayiç değeri olarak tanımlandığı için verginin değişen iktisadi şartlara intibakı sağlanmış ve randımanının devamlı şekilde yükselmesi yolu açılmıştır.
Almancası : Grurd-und Gebaudesteuer.
Fransızcası : impöt foncier.
İngilizcesi : Property Tax.
(Bk; Arazi Vergisi, Bina Vergi,si).