Yüklenirken Lütfen Bekleyiniz...

İSTİFADE TEORİSİ NEDİR?


Kaynakların kamu ve piyasa sektörleri arasında optimal dağılımı ve vergi yükünün toplumda adaletli bir şekilde bölünmesi için ortaya atılıp geliştirilmiş iki ana teoriden biridir, diğeri iktidar Teorisidir. Genellikle maliyede ve özellikle vergi teorisinde istifade prensipine dayanan görüş, On Sekizinci Yüzyıl sonunun hâkim düşünüşünü teşkil etmekte ve menşeini devletin sosyal mukaveleye dayandığı doktrininden almaktadır. Bu devlet doktrinine göre hak, vazife karşılığıdır; hizmet mutlaka mukabil bir hizmetle karşılanır. Devletin vazifesi kişilerin mal ve canlarını korumak, kişilerinki de devletin bunun için yaptığı masraflara katılmaktır. Devlet bunun dışında da bazı mal ve hizmet ürettiği, kişilere fayda sağladığı takdirde, onun masraflarını da bu faydayı elde edenler ödeyeceklerdir. Demek oluyor ki, devletin yaptığı ve kişilere sağladığı devlet harcamaları ile kişilerden aldığı vergi arasında tam bir ilişki bulunmakta, ikincisi birincisinin neticesini teşkil etmektedir. İstifade Teorisi değişik, şekillerde izah edilmiştir. Bazılarına göre devlet, herkesin farklı paylara sahip olduğu bir ticaret veya sanayi müessesesidir. Vergi de bu paylara göre ödenmektedir. Bir kısmında ise devlet bir sigorta şirketine benzetilerek vatandaşların belirli risklere karşı korunduğu iddia edilmekte ve verginin de, bu risklerle orantılı bir prim olduğu ifade olunmaktadır. Fakat izah tarzı ne olursa olsun, istifade Teorisinde temel fikir, vergilerin bir istifade karşılığı, belirli bir fayda elde etme mukabilinde ödendiğidir. Dayandığı temel fikir itibariyle istifade Teorisi düz orantılı (mütenasip) vergi tarifesine götürür. Zira sağlanan fayda fertlerin ekonomik durumlarıyla orantılıdır. Bununla beraber aynı teoriye dayanarak artan orantılı (müterakki) ve ters orantılı (tersine müterakki) vergi tariflerini savunanlar da olmuştur. Temel prensipleriyle İstifade Teorisi, maliye ve vergileme politikasına uzun zaman hakim olmakla beraber, zamanla itibarından düşmüştür. Sadece Fransa'da, dayandığı devlet doktrininin çok yaygın olması dolayısıyla 1920 lere kadar yaşayabilmiştir. İstifade Teorisinin itibardan düşmesi, temelinde açık çelişkiler olmasından ileri gelmektedir. Bir kere kişilerin devlet hizmetlerinden sağladığı faydanın ölçülmesi çok kere mümkün değildir. Birçok devlet hizmetleri bölünememektedir. Sonra, öyle devlet hizmetleri vardır ki - dış savunma, iç emniyet, adalet, eğitim, sağlık v.s.- bunlardan, vatandaşları vergi ödeyemedikleri zaman mahrum etmek yahut ödedikleri vergilere göre bu hizmetlerden faydalandırmak mümkün değildir. Nihayet, istifade Teorisi, mahiyeti itibariyle mevcut gelir ve servet bölüşümünü veri olarak aldığı, değiştirmeyi öngörmediği için de çağımızın icapları­na uymamaktadır. Yirminci Yüzyılda bazı iktisatçılar (E. Lindahl. H. Bowen), istifade Teorisini İhtiyari Mübadele Teorisi adı altında canlandırmak istemişlerdir. Bu teori, kaynakların kamu sektörüne piyasa kuralları ve onun dayandığı fiyat sistemine göre tahsis edilmesini telkin etmektedir. Buna göre, fert piyasa malını fiyatını vererek, kamu malını da vergi ödeyerek alacaktır. Her ikisinde de seçimini kendisi yapmakta ve bu seçimi, faydasını azamileştirecek tarzda yani müstehlik dengesi prensipine göre kararlaştırmaktadır. Böylece de, aldığı kamu mallarının ve bu mallarla piyasadan satın aldığı malların marjinal faydaları birbirine eşit olmuş olacaktır. Misal vermek gerekirse; müstehlik, emniyet ve eğitim hizmetlerini kendi tercihiyle ve ev eşyası yahut yiyecek alırken yaptığı gibi, sağladıkları faydaya göre alacak ve sadece bu faydalara iasbet eden bedeli (vergi) ödeyecektir. Yeni izah tarzı da istifade Teorisine tekrar itibar kazandırmaya yetmemiştir. Çünkü kamu ekonomisi faaliyetini, piyasa kurallarına tabi tutmak bu ekonominin mahiyetine uymamakta ve çağımızın devlet-fert ilişkilerine de aykırı düşmektedir. Gerçekten, devletçe üretilen mal ve hizmetlerin üretim ve dağılımını piyasa kurallarına göre yapmak, ancak çok sınırlı şekilde mümkün olduğu gibi, mümkün olduğu hallerin bir kısmında da çağımız icaplariyle uyuşmamaktadır. Almancası : Steuerausgleichsprinzip. Fransızcası : théorie de la redemption. İngilizcesi : benefit principle. (Bk; ihtiyarî Mübadele Teorisi, İktidar Teorisi, vergi adaleti, vergileme prensipleri).