Az çok düzenli surette tekrar eden periyodik dalgalanmalardan uzunluğu, yani birbiri ardına gelen iki tepe veya dip arasındaki zaman fasılası, bir yıl olanlara denir. Tabir geniş anlamda alındığında daha kısa dalgalanmaları da kapsar.
Pek çeşitli olaylarda mevsim dalgalanmaları görülür. Örneğin süt ve yumurta üretimi ilk baharda maksimuma çıkar, kışın minimuma iner. Türkiye'nin bilhassa tarım ürünlerinden bileşen ihracatı hasattan sonra Kasım ve Ocak arasında yükselip stokların tükendiği yaz aylarında alçalır. Dondurma ve mayo gibi mallara talep esas itibariyle yalnız yaz aylarında kendini gösterir. Aydınlanmaya mahsus elektrik enerjisine talep yazın düşer, kışın en yüksek seviyesini bulur. Bir çok memlekette hidroelektrik üretimi yağışların azalması dolayısıyla yaz sonunda geriler.
Tabii etkenlerden, özellikle iklim şartlarından, ileri gelen bu mevsim hareketleri yanında, insanların adet ve davranıştan doğanlar da vardır. Perakende satışların bayram ve yortulardan evvel hızlanması, ödemelerin yıl sonunda maksimuma varması, Amerika'da otomobil talebinin yeni modellerin halka tanıtıldığı Ocak ayından sonraki 2-3 ayda en. yüksek seviyeye çıkması bunlar arasındadır.
Öte yandan ödemelerin ay sonlarında, otomobil kazalarının haftanın belirli bir gününde, lokantalarla şehir içi ulaştırma araçları faaliyetlerinin muayyen saatlerde yoğunlaşması gibi. ay. hafta ve gün içinde kendini gösteren kısa hareketler, ancak tabir geniş anlamda kullanıldığı takdirde mevsim dajgalanmalarından sayılır.
Mevsim dalgalanmaları üretim kapasitesinden düzenli bir şekilde faydalanılmasını imkansız bırakmak sakıncası taşır. Bu sakıncayı gidermek için alınan çeşitli tedbirler vardır. Misal olarak, dondurmanın kışın da yenilmesini teşvik maksadiyle bazı memleketlerde yapılan propaganda, yumurtlamanın aksamaması için tavuk kümeslerinin kışın elektrikle aydınlatılması, işletmelerde taleplerinin yoğunlaştığı mevsim bakımından birbirini tamamlıyan ürünler imaline geçilmesi, hidroelektrik ve termik santralların birbirine bağlanması v.s. zikredilebilir.
Olayların zamana göre seyrini yansıtan istatistiklerin mevsim dalgalanmaları bakımından tahlilinde iki ayrı amaç gözetilir.
1- Mevsim dışı faktörlerden, özellikle konjonktür ve trendden, doğan değişmeleri sarih olarak görebilmek üzere mevsim dalgalanmalarının rakamlar üzerindeki izlerini gidermek,
2- Olayların mevsim etkisiyle uğrayacakları değişmeleri veya artış veya azalışlarının mevsime atfedilebilecek olan kısmını tahmine yarayacak bir esasa malik olmak üzere, mevsim dalgalanmalarının şiddet derecesini, başka etkenlerden ileri gelenlerden arınmış clarak ölçüp tesbit etmek.
Bu iki amaca varmak için uygulanan işlemler şöyle özetlenebilir:
i) Uzunluğu bir yıl olan mevsim dalgalanmaları yıllık serilerde beliremiyeceğinden bu dalgalanmaların giderilmesine yalnız aylık serilerde ihtiyaç hasıl olabilir. Yapılacak şey, seriyi 12 şerlik hareketli ortalamalarla düzlemekten ibarettir. Yani verileryerine aşağıdaki formülle hesaplanacak hareketli ortalamalar (Zi) geçirilecektir:
ilk ve son 6 aya ait Zi leri hesaplamağa imkan olmadığı için yukarıdaki formülle elde edilen rakamların verilerin kavradığı dönemin birinci yılının 7 inci ayından başlayıp sonuncu yılının 6 ıncı ayında biteceği kaydedilmelidir. İşte bu Z serisinin hareketli ortalamaların başka bir maddede anlatılan hassaları dolayıstyle (Bk; hareketli ortalamalar), mevsimlik inip çıkmalardan arınmış bulunduğu ve uzunlukları genellikle bir yıldatı kısa olan arızi dalgalanmalardan çoğunun da izlerini taşımayıp bilhassa konjonktürle trendin etkisini yansıttığı kabul edilir. Şüphesiz hareketli ortalamalar metodunun sıhhatli sonuçlar verebilmesi için gerekli koşullardan bir kısmı (dalgalanmaların uzunluğundan başka şiddetinin ve cereyan tarzının da eşit olması koşulları) gerçekte mevcut olmadığından varılan sonuçları az çok yaklaştırma saymak lazım gelir.
ii) Olayların gidişinde mevsimin sebep olduğu inip çıkmaları başka faktörlerden doğanlardan ayrılmış olarak gösteren rakamlara mevsim indeksi adı verilir, indeksi tertip için çeşitli usûller vardır. Bunlardan “Aylık ortalamalar usulü” ilgili maddede anlatılmıştır. Daha yaygın olan “Hareketli ortalamalara oranlama metodu” (percentages of centered 12 month moving averages), dalgalanmaların cereyan tarzının incöleme döneminde sabit kalması halinde, şöyle uygulanır:
a- Veriler yukarıda anlatıldığı gibi bulunan hareketli ortalamaların yüzdesi olarak ifade edilir, yani değerleri hesaplanır.
b- Serinin başında ve sonundaki 6 şar ayın hareketli ortalaması bulunamıyacağından, bu suretle dönem n yıllık ise. aylardan her biri için (n-1) yüzde elde edilmiş olur.
c- Her aya ait (n-1) yüzdenin aritmetik ortalaması (yahut daha iyisi medyanı) bulunur ve bu 12 değerin genel aritmetik ortalaması hesaplanır. Genel ortalama çoğu zaman 100 e eşit çıkmadığından evvelki değerler ortalamaları tam 100 tutacak surette tashih edilir. Buna, genellikle, ayların uzunlukça eşit olmamalarının etkisini gidermek üzere yapılan diğer bir ayarlama eklenir, işte bu işlemden sonra elde edilen türlü aylara ait yüzdeler mevsim indeksini teşkil eder. Türkiye'nin 1959-67 yıllarında ihracatı için izah edilen usûlle bulunan mevsim indeksi aşağıdaki gibidir
| Ocak | 131.5 | Temmuz | 49.9 |
| Şubat | 105.8 | Ağustos | 52.5 |
| Mart | 98.4 | Eylül | 95.4 |
| Nisan | 83.9 | Ekim | 119.6 |
| Mayıs | 71.1 | Kasım | 143.3 |
| Haziran | 59.3 | Aralık | 189.3 |
100 normal seviyeyi ifade ettiğinden indekse göre ihracatımız mevsim etkisiyle mesela kasım ayında normalin % 43.3 üstüne çıkmakta, temmuz ayın'da % 50.1 altına inmektedir.
Mevsim dalgalanmalarının cereyan tarzı inceleme döneminde değişmiş, örneğin maksimum veya minimum dönem başında düştüğü aydan bir diğerine kaymışsa, mevsim indeksini düzenlemek için biraz farklı işlemler uygulamak gerekir. Bu takdirde ayların her birine ait (n-1) yüzdenin aritmetik ortalaması veya medyanı bulunmaz ve indeks tek bir sütun halinde tecelli etmeyip dönemin kavradığı yılların herbiri için ayrı bir yüzde sütunu ihtiva eden bir tablo şeklini alır. Tablonun türlü aylara ayrılmış satırlarında yer alan yüzdeler de asıl değerlerini değil, bunların 12 aydan her biri için ayrı ayrı tayin edilmesi gereken trend değerlerini gösterir. Ancak bu trend değerler çoğu zaman, en küçük, kareler usulü yerine verilerin grafikteki noktalarından itibari bir şekilde eğilimlerine uygun 6ir eğri geçirmek suretiyle tayin edilir. Bu tipteki mevsim indekslerine “hareketli” (moving seasonal index) adı verilir. Bir olayın miktarında dönem dışındaki bir ayda vuku bulacak mevsimlik artış ve azalmayı böyle bir indekse dayanarak tahmin ederken ilgili aya ait yüzdelerin eğilimini göz önünde bulundurmak lazım gelir.
Mevsim dalgalarının genliği (tepe ve dipler arasındaki fark = ampütude) ve şekli bazen tedrici olarak birden bire değişir. Dalgaların şeklinde de ansızın değişmeler olabilir. Ayrıca paskalyanın ve Türkiye'de bayramların her yıl aynı aya düşmemesi düzensizlikler doğurur. Bu faktörlerin indeks üzerindeki etkilerini tashihe yarayan usûller de ileri sürülmüştür. Ancak bu usûllerden bir kısmının uygulanması zahmetli olmakla beraber amacı tamamiyle gerçekleştirebildikleri şüphelidir.
Almancası : Saisonschwankungen.
Fransızcası : variations saisonniéres.
İngilizcesi : seasonal variations (fluctuations).
(Bk; aylık ortalamalar usulü, hareketli ortalamalar, zaman serilerinin tahlili).