Yüklenirken Lütfen Bekleyiniz...

MİLLETLERARASI PARA SİSTEMİNDE REFORM PLANLARI NEDİR?


Tartışmaları uzun süredir devam etmektedir. Bilindiği gibi bugün batı dünyasında yürürlükle olan milletlerarası para sistemi Altın Kambiyo Sistemi'dir. Bu sistem, sabit döviz kurlarına dayanmaktadır: Bazı uzmanlar (Per Jacobson ve R. Triffın) bugünkü sistemle ilgili olarak üç ayrı problem ortaya koymuşlardır.

A- Ödemeler bilançosu problemleri

1) Ticaret bilançosundaki aşırı açıklar veya yetersiz fazlalar;

2) Spekülatif fonların milletlerarası dengesizlik doğuran hareketleri.

B- Milletlerarası rezervlerin artışındaki yetersizlik

1) İç likidite veya arzulanan para arzına nispetle yetersizlik

2) Dış ticaretin büyümesine nispetle yetersizlik.

C- Altın döviz sisteminin kararsızlığı

  1. Anahtar Para veya kilit para ülkeleri için tehlikesi;
  2. Büyük miktarda döviz rezervi bulunduran ülkeler için tehlikesi.

İleri sürülen teklifleri ve reform planlarını üç grupta toplamak mümkündür: (1) Sabit dövizkuru sisteminden ayrılmak isteyenler. (2) Altın Standardım ve (veya) altın fiyatının yükseltilmesini isteyenler (3) Revizyonistler

Bazı uzmanlar sabit kambiyo hadleri sisteminin terkedilerek yerine fleksibl (veya esnek) döviz kurlarının getirilmesini istemektedirler. Bu uzmanlara göre; sabit kambiyo hadleri sistemi kararsız bir sistemdir. Kolaylıkla dengesizlikler ortaya çıkabilir ve milletlerarası ticareti köstekleyici etkileri vardır.

Bazıları da Altın Standardına dönmek istemektedirler; Savunucuları arasında de Gaulle'un danışmanı Fransız iktisatçısı Jacques Ruell ve İsviçreli iktisatçı Maurice Heilperin zikredebiliriz. Sistemde, tek milletlerarası likidite altındır. Böyle bir sisteme dönüş için ilk adım altın fiyatının yükseltilmesidir.

Bir kısım uzmanlar, bu arada İngiliz İktisatçısı Roy Harrod, dolar ve Sterlin'in rezerv para olmaktan çıkarılmamasını, sadece altın fiyatının yükseltilmesini istemektedirler. Altın fiyatı yükseltilince likidite probleminin çözümleneceği ileri seçilmektedir. Altın fiyatı arttırılınca mevcut stokların değerinin yükseleceği, dünya altın üretiminin artacağı, iddiharın çözüleceği unutulmamaktadır.

Altın Standardına dogme teklifi, bu uç hal olarak nitelendirilmektedir. Reform teklifleri arasında diğer bir uç hal ve ütopist olarak nitelendirilen bir teklif daha vardır. Bu, bir Dünya Merkez Bankası kurulması teklifidir. Teklife göre, bir Dünya Merkez Bankası kurulur ve tek bir para kabul edilirse, likidite krizleri ortaya çıkmaz; Banka ödünç verme, açık piyasa işlemleri vesair yollarla gerekli görülen likiditeyi yaratır.

Teklif, para politikasının koordinasyonu ilebirlikte, ülkelerin maliye ve iktisat politikalarının koordinasyonunu da gerektirmektedir. Devletlerin bu alandaki egemenliklerini bırakmayacakları açıktır. Bu bakımdan, teklif, gerçekçi değildir. Ayrıca, likidite artışlarile ilgili olarak ortaya konulacak olan mekanik kuralların rasyonel politikalar izlenmesini köstekliyeceği, milletlerarası ticaretin büyüme hızının düşeceği ileri sürülmektedir:

Buraya kadar özetlemeye çalıştığımız tekliflerin aksine, şimdi açıklayacaklarımız revizyonist nitelikte olup, Milletlerarası Para Fonu üzerine kurulmuş olan mevcut sistemi, geliştirme amacını gütmektedirler. Diğer bir söyleyişle, Milletlerarası Para Fonu'nun genişletilmesini ve yeni bir biçime sokulmasını öngörmektedirler. Bunların en ünlüleri Bernstein ve Triffin'in planlarıdır. Yalnız, bu planlara geçmeden önce, 1943 yılında ortaya konulmuş olan Keynes Planına kısaca temas; etmek yararlı olacaktır.

Keynes Planı, bir Kliring Birliği üzerine kurulmuştur. Amaç, milletlerarası merkezi bir emisyon bankasının kurulmasıdır. Planda altın karşılığı değeri sabit olan bir milletlerarası para (Bancor) yaratılmakta, ülkelerin döviz tutmalarına izin verilmemekte, milletlerarası likidite olarak sadece altın ve Bancor kabul edilmektedir.  Bancor elde etmek için altın kullanılabilmekte (veya Birlik'ten ödünç alınmakta), fakat altın elde etmek için Bancor ku1lanılanılamamaktadır. Ödemeler bilançosu açık veren ülke, açığını kapatmak için Birlik'ten ödünç alır (kotasına göre). Kotasının 1/4 ünden fazlasını fakat 1/2 sinden azını kullanırsa, aldığı ödünç için yüzde 1 bir bedel öder. Ödemeler Bilançosu fazla veren ülke de Birlik'ten kotasının 1/2 sinden daha fazla alacaklı olursa, yine % 1 bir bedel öder. Planda, dengesizliklerin kısa vadeli olmaları ve harcamaların miktar ve yönünü değiştiren politikaların uygulanması düşünülmüştür.

Keynes Planı, milletlerarası sermaye hareketlerini teşvik etmektedir. Birliğe ceza ödememek için açık ve fazla veren ülkeler arasında ödünç alma ve verme işlemleri olacaktır. Planın gerçekçi, mütevazi ve sağlam olduğu söylenebilir. Bununla beraber, milletlerarası likidite artışlarına yer vermediğinden, ülkelerin dış denkliklerini sağlayabilecekleri konusunda fazla iyimser olduğundan dolayı eleştirilmiştir.

Bernstein Planı, yukarıda belirttiğimiz gibi, Milletlerarası Para Fonuna merkezi bir yer veren planlardan biridir. 1950 yılında E.M. Bernstein tarafından ortaya konulmuştur. Planın ağırlık noktası, Milletlerarası Para Fonu içinde bir rezerv birimi hesabı yaratılmasıdır. Her üye ülkeye bir miktar rezerv birimi verilecek ve ülke bunun karşılığını rezerv birimi hesabında (kendi milli parası ile) mevduat olarak bulunduracaktır. Bu rezerv birimleri açık ve fazlaların giderilmesinde kullanılacaktır. Plana göre, her yıl yeni rezerv birimleri ihraç edilecek veya miktarlar 5 yıllık aralıklarla belirlenebilecektir.

Bernstein Planı, mevcut milletlerarası kurumlar üzerine kurulmuş olduğundan büyük bir değişme gerektirmemektedir. Rezerv Birimleri Hesabı sermaye hareketlerini kurumsallaştırmaktadır. Uygulanabilir bir plandır. Buna karşılık, sistemde altının kullanılması muhafaza edilmiş olduğundan planın güven problemini çözmediği ileri sürülmektedir. Rezerv birimlerinin garanti edilmiş bir altın değeri olacaktır. Rezerv birimlerinin altınla mübadelesi belirli değilair. Belirli ise, güven problemi çözülmemiş demektir. Altına hücumu ve rezerv birimlerinden kaçışı önlememektedir denilmektedir.

Milletlerarası para rezervlerinin merkezileştirilmesi fikrine dayanan diğer bir reform planı da Triffin Planı'dır. Planın esasları Triffin Planı başlığı altında incelenmiş olduğundan burada tekrarlamıyacağız. Triffin planı'nın milletlerarası likiditede uzun dönem artış ihtiyacını açık piyasa işlemleri yoluyla karşılamak istemesi eleştirilmiştir. Fonun açık piyasa alımları satışlarını aşarsa milletlerarası likidite artacaktır. Bu da merkez bankalarının Milletlerarası Para Fonunda tuttukları rezerv miktarını arttıracaktır. Planın enflasyonist olacağı ileri sürülmüştür. Bunu önlemek için Triffin moneter rezervlerin yıllık artış haddi için bir üst sınır konulmasına taraftardır.

Diğer eleştiriler arasında, Triffin Planı'nın kısa dönemde milletlerarası likiditede önemli bir artışa yol açmayacağı, milletlerarası likiditede azalma yaratması ihtimalinin bile bulunduğu (ülkeler Fon nezdindeki mevduatlarını altın ve dolardan daha az likit görürlerse), açık piyasa işlemleri endüstri ülkelerinde toplanacağından planın haksız olarak bu ülkeler yararına çalışabileceği ileri sürülmektedir.

Daha önemli sayılabilecek eleştirilerden biri, Plan'ın bugünkü sistemi sık sık tedirgin eden güven problemini çözemiyeceğidir. Merkez bankaları ellerindeki Milletlerarası Para Fonu sertifikalarım altınla değiştirebilirler. Planda bu önlenmemiştir. Böylece, bugünkü sistemde ortaya çıkan “altına hücum” şartları belirecektir. Ayrıca, Para Fonu'nun genişletilmiş olan yetkilerinin, üye ülkelerin iktisat politikaları üzerindeki egemenliklerinden feragat etmeleri anlamına geldiği, bu bakımdan planın ütopist olduğu söylenmektedir.

Milletlerarası para sisteminde reform tartışmaları arasıpda az gelişmiş ülkelerin durumları da yer almaktadır. Bu konuda ortaya konulan en önemli planlardan biri, Tinbergen - Kaldor - Hart Planıdır. Bu planın açıklanması ve eleştirisi için Tinbergen - Kaldor - Hart maddesine başvurulabileceğinden burada ele almıyoruz.

Reform tartışmaları içinde önemli olan diğer bir tedbir, özel çekiş haklarıdır. Özel çekiş haklarının mevcut düzen içinde çok önemli bir reform niteliği taşıdığı söylenebilir.

Almancası : Reformplane für das internationale Währungssystem.

Fransızcası : projets de réforme du systéme monétaire international.

İngilizcesi : reform plans of the international monetary system.

(Bk; Altın Standardı, fleksibl döviz kurları, Milletlerarası Para Fonu, Bernstein Planı, Triffin Planı, Keynes Planı, Tinbergen - Hart – Kaldor Planı, özel çekiş hakları).