Yüklenirken Lütfen Bekleyiniz...

ALMANYA'NIN REVALÜASYON PROBLEMİ NEDİR?


Döviz bolluğunun iktisadi dengeyi bozması sonunda ortaya çıkmıştır.
i) 1960 da Almanya'nın ithalatı 10 103 milyon dolar, ihracatı 11 415 milyon dolardı. İhracat fazlası. 1 312 milyon dolardı. Üstelik Afrika'da ve Orta Doğu'da beliren ahenksizlikler dolayısıyla iltica edecek kuvvetli paralı memleket arayan sermayelerden bir kısmı Almanya'ya akmakta idi. Almanya toplanan fazla dövizi kullanmakta güçlük çekiyordu. 6 Mart 1961 tarihinde, ödemeler bilançosu aktifinin baskısını hafifletmek üzere Bonn hükümeti mark değerini yükseltmeğe mecbur kaldı. Doların kuru 4.17 DM'tan 3.99 DM'a indirildi.

Ancak DM'ın pahalı bir para haline getirilmesine rağmen, ihracat fazlası ve sermaye akımı devam etti.

ii) 1968 de Almanya'nın ihracatı 24 milyar doları ve ithalatı 20 milyar doları buldu. Ayrıca doların devalüasyon ihtimalile ilgili söylentiler ve Fransız parasının sarsılması, Almanya'ya büyük miktarda spekülatif karakterli sermaye girmesine yol açtı. Döviz bolluğunun yarattığı enflasyon tehlikesine karşı, yeni bir revalüasyon yapmak, diğer bir deyişle döviz kurlarını tekrar düşürmek ihtiyacı belirdi.

Mark'ın revalüasyonu, 1969 seçim platformunun başlıca konularından birini teşkil etti. Birkaç hafta mark değeri arz ve talep dalgalanmalarına bırakıldıktan sonra revalüasyon gerçekleştirildi. Doların kuru 26 Ekim 1969 dan itibaren 3.69 DM civarında tespit edildi.

iii) 1970 de Almanya'nın ihracatı 34 milyar doları ve ithalatı 29 milyar doları buldu. Ayrıca 1971 yılının ilk aylarından itibaren, dolar krizinden kaçan sermayeler de, Almanya'da toplanmaya başladı. Altın ve döviz rezervleri mayısta 18 milyar 998 milyon dolara kadar çıktı.

Amerika, Fransa ve diğer bazı ülkeler, milletlerarası para piyasasına istikrar kazandırmak üzere mark değerinin yeniden yükseltilmesine ihtiyaç gösterdiler.

Almanya, iki yıl önce olduğu gibi, mark değerim arz ve talebe bırakarak bir süre koşulların gelişmesini denedi.

Nihayet 18 Aralık 1971 de dolar ve diğer bazı paralar devalüe edilirken, mark ve yen ile diğer bazı dövizler bunlara ters yönde bir revalüasyon operasyonu geçirdiler.

Euro dolar piyasasında kazanç ve emniyet arayan sermayeler, İkinci Dünya Savaşından bu yana milyarlar tutmaktadır. Bu sermayeler, çıkarları gerektirdikçe, bir ülkeden diğerine geçmektedir. 1961, 1969 ve 1961 de Almanya'ya ihracat fazlasının kazandırdığı dövizlere ilaveten spekülasyon sermayelerinin de çok miktarda girmesi, döviz harcamalarının kaydettiği gelişmeye kıyasla döviz arz eğrisini çok daha fazla sağa doğru kaydırmıştır. Arz eğrisi S, doğru yer değiştirirken kambiyo kurlarının k1 da sabit tutulması, döviz akımının büsbütün kabarmasına yol açmıştır.

1969 ve 1971 de, Almanya fleksibl kambiyo kurları sistemini uygulayarak, diğer bir deyimle döviz fiyatlarını serbestçe dalgalanmaya bırakarak arz ve talep mekanizmasıyla denge kurmayı denemiştir. Bir süre arz ve talep eğilimlerini izledikten sonra, döviz rayiçlerini düşürerek revalüasyon yapmıştır. Revalüasyon'un hedefi, döviz rayiçlerinin daha düşük bir düzeye indirilmesile arz miktarını B noktasından C noktasına kadar daraltmaktır. Ancak Alman ekonomisi 1961-1971 döneminde, C noktasında sürekli olarak dengesini koruyamamıştır. Dış ticaretin gelişme temposu ve markın itibarı, döviz akımının zaman zaman artarak devam etmesine sebebiyet vermiştir. Arz eğrisinin tekrar sağa doğru kayması, yeniden revalüasyon yapmak zorunluğunu doğurmuştur.

Almancası : Revalvation vom Deutschen Mark
Fransızcası : Révaluation du mark allemand.
İngilizcesi : Revaluation of “Deutsche Mark.
(Bk; Alman enflasyonu, Alman para reformu, Almanya'nın yabancı işçi talebi, Eurodollar).