Yüklenirken Lütfen Bekleyiniz...

BANKA SERMAYESİ NEDİR?


Hukuki ve İktisadi yönlerden ayrı anlamlar taşıyan bir kavramdır.

i) Bankanın statüsünde gösterilen sermaye miktarı sosyal kapital (social capital, partnership capital), İtibari sermaye (nominal capital), tescil edilmiş sermaye (registered capital), yahut onaylanmış sermaye (authorised capital), terimleriyle ifade edilir, itibari sermaye, kurucu ortaklarca kararlaştırılmış bir rakamdır.

Bazı ülkelerde, nominal sermayenin tümünü apel yapılınca ödemeyi ortaklar kuruluşta onaylamayabilir. Onaylanmayan miktar ihtiyat sermaye (reserve capital) sayılır ve rehin-ipotek teminatı olarak kullanılamaz. Fransız kanuna göre ortaklar nominal sermayenin tümünü taahhüt etmemiş olsalar bile kuruluşta dörtte birini ödemekle yükümlüdürler. Türkiye'de ve birçok yerlerde, kuruluşta reserve capital bahis konusu olsun veya olmasın, dörtte bir ödeme yapmış bulunmak şartı aynı şekilde zorunludur.

Ortakların kuruluşta ve apel yapıldıkça ödemekle yükümlü bulundukları miktar, taahhüt edilmiş sermayedir. Buna İngilizler issued capital veya subscribed capital, Fransızlar capital souscrit, Almanlar gezeichnetes Kapital, İspanyollar capital suscrito ve Hollandalılar geplaatst aandeienkapitaal demektedirler. Nominal ve taahhüt edilmiş sermaye ayırımının faydası, ileride ayrıca sermaye artırmağa gitmek zorunluğu olmaksızın dışarıya hisse senedi satabilmek imkanını saklı tutmasıdır.

Taahhüt edilmiş sermaye, ödenmiş ve ödenmemiş olarak ikiye ayrılmaktadır.

ii) İktisadi fonksiyonları bakımından, bankanın sermayesi ile ihtiyatı arasında fark bulunmamak gerekir. İhtiyat da sermayeye çevrilebilir ve sermaye fonksiyonu görebilir. Milli bankalarımızdan birinin 1971 sonu bilançosunda sermayesi 40 milyon iken ihtiyatların 531 milyon tutması, bunların ödenmiş sermayeye çok üstün iktisadi önem arz ettiklerini gösterebilir.

Wirtschafts - Lexikon yazarı Dr. Gablers ve daha başka iktisatçılar, açık ve gizli ihtiyatları da banka sermayesi saymak gerektiğini düşünmektedirler.

iii) H. D. Macleod, sermayeyi kar gayesiyle işletilen iktisadi değer olarak tanımlamaktadır.

İş bankaları ile çeşitli alanlarda orta ve uzun vadeli kredi işlemlerinde ihtisaslaşmış bankalar sermayelerinin önemli bir kısmını sınai yatırımlarına ve diğer plasmanlara kullanmaktadırlar. Modern mevduat bankalarında ise, yalnız iş yerlerine bağlanmış para, ödenmiş sermayeyi kat kat aşmaktadır. Sermaye ile mevduat yani kar gayesiyle işletilen iktisadi değer arasındaki oran bire seksen, yüz veya daha fazla alabilmektedir. Banco di Roma'nın 40 milyar liretlik sermayesine karşılık 4 274 milyar liretlik mevduatı işletmesi gibi..

H. D. Macleod'un tanımı hareket noktası olarak alınırsa, bankalarda asıl sermaye fonunu öz kaynaklarının değil, mevduatın sağladığı sonucuna varılabilir.

İv) Kanun koyucunun mevduat sahiplerini korumak ve emniyet koşullarını kuvvetlendirmek amacıyla bankaların toplayabilecekleri mevduata, iktisap edebilecekleri gayrimenkullere, iştiraklere bağlayabilecekleri fonlara ve diğer bir kısım aktiflere sermaye (ve ihtiyat) ile orantılı bir sınır koydukları görülmektedir. Altın Standardı ve konjonktür buhranları çağlarının acı tecrübelerinden miras kalmış olan bu tedbirlerin günümüzde de sürdürülmesine sebep, bankacılıktaki büyümeyi çok az kontrol imkanını kamu otoritelerine vermesidir.

(F. Ergin)

Almancası : Bankkapital.

Fransızcası : capital de la banque.

İngilizcesi : bank capital.