Yüklenirken Lütfen Bekleyiniz...

VASITALI VERGİLER  NEDİR?


VASITALI VERGİLERİ ayırdetmek için çeşitli kıstaslar uygulanmaktadır. Bunlardan fiili in'ikâs kıstasına göre kanunî mükellef tarafından ödenmekle beraber daha sonra piyasa mekanizması kanalıyla başkalarına in'ikâs ettirilen (yansıtılan) vergiler vasıtalıdır. Misal olarak gümrük vergileri gösterilebilir. Bunlarda vergi mükellefi ithalâtçıdır. Fakat ithalâtçı bu vergiyi malın fiyatına ekleyerek alıcıya yansıtabilmektedir. Bu sebeple gümrük vergisi vasıtalı vergi olmaktadır. Aslında bu kıstas oldukça yetersizdir. Çünkü bugün artık hemen bütün vergilerin farklı derecelerde in'ikâs ettiği kabul edilmektedir. Kaldı ki, in'ikâs derecesi de tamamen piyasa biçimi, rekabet şartları, arz ve talebin durumu gibi faktörlere bağlı olarak değişmeler göstermektedir. Meselâ; A malına konan bir muamele vergisi hiç yansımazken, B malına konan aynı oranda bir muamele vergisi tamamen yansıyabilir. Ayrıca sadece A malına konan bîr vergi bugün %80, ileriki bir dönemde de %15 yansıyabilir ve hatta hiç yansımayabilir. Vasıtalı vergileri vasıtasızlardan ayırdetmek için ileri sürülen ikinci kıstas kanuni in'ikâs kıstasıdır. Bu kritere göre, kanun koyucunun in'ikâs etmesini dilediği, yanî kanunî mükellefle nihaî mükellefin farklı kişiler olmasını istediği vergiler vasıtalıdır. Bu da sağlam bir kıstas değildir. Bir kere kanun koyucunun amacını bilmek her zaman mümkün değildir. Ayrıca yasama organının amacı ile gerçek durum çok farklı olabilir. Üçüncü kıstas vergi konusunun sürekliliğidir. Buna göre konusu sürekli olmayan vergiler vasıtalıdır. Meselâ gümrük vergisi yahut muamele vergisi ancak belirli olayların doğması halinde alınır, olayın zamanı ve verginin mükellefi önce­den kestirilemez; dolayısıyla bu vergiler vasıtalıdır. Diğer yandan kurumlar vergisi, gelir vergisi gibi vergilerin konusu sürekli ve mükellefleri önceden belli olduğu için bunlar vasıtasız sayılmaktadır. Aslında bu kıstas da meseleyi yeterince açıklığa kavuşturamamaktadır. Kriterler konusundaki münakaşalara rağmen, vasıtalı vergilerin hangileri olduğu konusunda genel hatlarıyla fikir ayrılığı yoktur. Genellikle mal ve hizmetlerden alınan vergilerin vasıtalı oldukları kabul edilmektedir. Bunlar; İthalâtta veya ihracatta alınan gümrük vergileri; yayılı (yani bütün veya birden çok safhalarda alınan) muamele vergileri ile toplu (yani imalât, toptan satış, perakende satış safhalarından birinde alınan) muamele vergileri; genel (yani belirli istisnalar dışında bütün mallardan alınan) tüketim vergisi ile özel (yani sadece be­lirli mallardan alınan) tüketim vergisi; eğlence vergisi; taşıma vergisi ve benzeri muamele ve hizmetlerden alınan vergiler, her tarafta vasıtalı vergi olarak kabul olunmaktadır. Genellikle az gelişmiş ülkelerde toplam vergi varidatı içinde vasıtalı vergilerin payı daha yüksektir. Kalkınma yolunda ilerlendikçe bu vergilerin nisbî önemi azalmaktadır. Türkiye'de 1965-1969 döneminde vasıtalı vergilerden elde edilen gelirin toplam veya varidatı içindeki payı %65.5 iken, sonraki yıllarda bu pay azalmış ve 1972 malî yılında %56'ya düşmüştür. Vasıtalı vergiler vergi adâletine vasıtasız vergilere kıyasla daha az uygundur; çünkü bunları mükellefin gelirine ve diğer sübjektif özelliklerine göre ayarlamak imkânları sınırlıdır. Bunlar belirli mal ve hizmetlerden ya da muamelelerden alındıkları için mükellefin özel durumuna bakmak yoluna gidilemediği gibi, vergi yükünün kime in'ikâs ettiğini tayin etmek de çok güçtür; dolayısıyla bu vergiler gelire göre tersine müterakki olabilir. Vergilendirilen mal ve hizmetlere, zarurî ihtiyaç malları, konfor malları ve lüks mallar gibi sınıflara ayırarak farklı vergi oranları uygulanırsa vergi adâleti bir ölçüde sağlanmış olur. Vasıtalı vergilerin uygulanmaları çoğunlukla daha kolaydır. Meselâ gümrük vergisinin alınışı malın ithalinde kolaylıkla uygulanabilmekte, şeker tüketiminden alınacak bir vergiyi de şeker üreten fabrikaları vergilendirmek suretiyle toplamak kolaylıkla mümkün olmaktadır. Bu gibi imkânlar sayesinde mükellefin vergi kaçırma yolları geniş ölçüde kapatılmış olur. Ayrıca vasıtalı verginin mükellef üzerindeki psikolojik baskısı da daha hafiftir. Çünkü mükellef bunu ödediğini çoğu zaman fark etmez. Vasıtalı ve vasıtasız vergilerin karşılıklı üstün ve eksik tarafları vardır ve her ülke kendi şartlarına göre bu iki türün optimum bileşimini bulmak durumundadır. Almancası : indirekte Steuern. Fransızcası : impöts indirects. İngilizcesi : indirect taxes. (Bk; vergi; vasıtasız vergiler).